BİZİMLE

İLETİŞİM KURUN

0262 331 85 03

MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI

Toplum genelinde madde kullanımının yaygınlığını saptamak bazı nedenlerden dolayı güçtür. Bu nedenlerin başında, madde kullanımının yasal olmayışından kaynaklanan gizili kullanım gelmektedir. Kişiler bu sebeple yapılan araştırmalarda sorulan sorulara doğru cevap vermeyebilir ve bu da kullanıcıları tespit edip, bağımlılığın derecesini ve tanımını yapmakta zorluk çıkarabilir.




Esrar, eroin, afyon, kokain, metadon, tiner, bally, ekstazi, LSD, mantar, efedin, captagon ve bazı yeşil reçeteli ilaçlar bağımlılık derecesinde kullanımı yaygın olan maddelere örnektir.

Esrar, hint kenevirinden elde edilen bir maddedir ve 421 çeşit kimyasal madde içerir. Ot, joint, giye olarak da adlandırılabilir. İşleniş biçimleri farklılık gösterir; marijuana, gubar gibi farklı isimler alır. Genellikle tütün sarmak için kullanılan kağıtlara sarılarak içilir. Kova, ayran veya pet şişe yardımıyla dumanı çekilerek de kullanılabilir. Kekin içerisine katılarak yendiği de bilinir. Alındıktan yarım saat sonra etkisini gösterir. Ağız kuruluğu, adaptasyonda sorun, gözlerde kızarıklık ve iştah artışı ile tatlı ihtiyacı gözlemlenir. Etkileri kişiden kişiye göre değişim gösterir. 


Alınan maddenin miktarı, ortam, geçmiş deneyimler ve kişinin o anki ruh hali maddenin etkilerini değişik yönlere çekebilmektedir. Zaman algısında değişiklikler, konuşulan konuyla veya ortamla ilgili konsantrasyon güçlüğü ve sürekli konuşma ihtiyacı görülür. Korku, panik ve paranoyak belirtileri arttırabilir. Sigaraya göre beş kat daha zararlı olduğu bilinmektedir. Kronik esrar kullanımı, kişinin sosyal hayatını etkilemektedir. Çevreye olan ilginin azalması ve motivasyon düşüklüğü gibi belirtileri beraberinde getirir. Yoğun uyku hali gözlemlenir. Alınmadığı zaman yerinde duramama, sinirli ruh hali, uykusuzluk, iştahsızlık ve gerginlik görülür. Her ne kadar kullananlar bağımlılık yapmadığını düşünseler de esrarın bağımlılık toleransı yavaş gelişir ve kişi fark etmeden bağımlı hale gelir. Yüksek dozda alındığında düşüncede bulanıklık ve bilinç kaybı gibi etkileri vardır.


Kokain, koka ağacından elde edilen pudra şekeri görünümlü beyaz renkli tozdur. Kok olarak da adlandırılır. Sıklıkla ince çizgi halinde burna çekilerek kullanılır. Anında etki gösterir. Burunda ve beyinde uyuşma hissi yaratır ve özgüven artışı, konuşma isteği, yerinde duramama, yüzde ve vücutta tekrar eden hareketler ile tikler görülebilir. Haz duygusunda artış ve cinsel aktivite artışı gözlemlenebilir. Hissedilen canlılık sadece ruhsal değildir; fiziksel olarak da kalp atışında hızlanma, yutkunmada güçlük, ağızda kuruluk görülebilir. Yoğun hareket isteği, kişi uyumak istese de uyuyamamasına sebep olmaktadır. Gözler kapalı ve vücut yorgun olsa da beynin uyanık ve her an harekete hazır oluşu kişide çelişki yaratır ve dinlenmeyi engeller. Kokainin uzun süre burna çekilmesi halinde burunda kıkırdak dokusunun zarar görmesine neden olur ve kokain kullanımı bazen burnun kanamasıyla sonuçlanır. Uzun süreli kullanımda paranoid tablolar görülebilir. Kokainin etkisi geçtiğinde depresyon hali, durgunluk, sinir gözlemlenir. Bağımlılık potansiyeli yüksektir.  Genel bağımlılık tedavisi ilkelerine uygun terapilerle kişi bağımlılığından kurtulabilir.


Ekstazi (extacy) küçük hap şeklinde, üzerinde yazılar veya küçük resimlerin de bulunduğu tabletlerdir.
Eğlence isteğinin olduğu zamanlarda kullanılır. Her ekstazinin içeriği farklı olabileceğinden etkileri de farklı olabilir. Sıklıkla enerji artışı, güven duygusu, yoğun bir hareketlilik, görsel ve fiziksel algıda değişiklik, sıcaklık hissinde artış, dokunma isteğinin çoğalması ve karşı cinse yakınlık gözlemlenebilir. Vücut ,kullanım süresince sıvı kaybı yaşar ve iştahsızlığın da vermiş olduğu enerji düşüklüğü sonucu baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı ve boşluk duygusu görülür. Genellikle etkisi geçmeye başladığı hissedildiği an tekrar enerji yükselişi yaşamak için madde alınımının yinelendiği bilinmektedir.

LSD, mantar gibi hallüsinojen maddeler de kullanımı yaygın olan uyuşturuculardandır. Ağız yoluyla alınır. Sıklıkla görsel halüsinasyon amacıyla alındığı bilinmektedir. Renklerde keskinleşme, kuşku, panik, kan basıncında artış, mantığa uygun olmayan davranışları uygulama isteği gözlemlenir. Halüsinojen maddeler, kullanım ortamlarına göre olumlu veya olumsuz tablolar ortaya çıkarır. Ruh haline göre değişim gösteren etkileri vardır. Halüsinasyonlar olumsuz yönde geliştiğinde kişi maddenin etkisi geçene kadar yoğun bir anksiyete yaşar.


Madde kötüye kullanımında tedavi ikiye ayrılabilir; ilaç ve psikososyal yaklaşımlar. Terapi yönteminde kişiye göre bir yol izlenmelidir. Öncelikle sosyal hayatı ve çevreyle olan ilişkilerin iyileştirilmesi amaçlanmalıdır. Sorumluluk alma, zamanı değerlendirme, yeni beceriler kazanma sağlanmalıdır. Kişinin maddeyi bırakmaya ne kadar istekli olduğu da terapinin sağlıklı yönde ilerlemesine yardımcı olur.

PSİKİYATRi