BİZİMLE

İLETİŞİM KURUN

0262 331 85 03

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

Cinsel İşlev Bozuklukları, cinsel istekte azalma, uyarılma eksikliği, ejekülasyon-orgazm sorunları ile buna bağlı olarak cinsel ilişki kurmada ortaya çıkan güçlükleri kapsamaktadır.



Cinsel İşlev Bozukluklarının Sınıflandırılması (DSM-IV, 1994)

1. Cinsel istek bozuklukları
               — azalmış cinsel istek bozukluğu
               — cinsel tiksinti bozukluğu

2. Cinsel uyarılma bozuklukları
               — kadında cinsel uyarılma bozukluğu
               — erkekte sertleşme zorluğu

3. Orgazm ile ilgili bozukluklar
              — kadında orgazm bozukluğu
              — erkekte orgazm bozukluğu
              — prematür ejakülasyon (erken boşalma)

4. Cinsel ağrı bozuklukları
                   — disparoni (ağrılı ilişki)
                   — vaginismus (istemsiz kasılmanın ilişkiye izin vermemesi)

5. Başka türlü adlandırılamayan cinsel işlev bozuklukları

Kadınlarda en çok dikkat çeken patoloji, cinsel isteksizlik ve orgazm sorunlarıdır. (%30–50) Üçüncü sırada ise vaginismus gelmektedir. Erkeklerde ise en sık erken boşalma (%20–30) ve sertleşme zorluğuna rastlanmaktadır.

Cinsel işlev bozuklukları organik ve psikolojik nedenler ile oluşabilir.

Cinsel İşlev Bozukluklarının Organik Nedenleri

• Sistemik hastalıklar ve vasküler (damarsal) nedenler

Diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyi, ateroskleroz ve kalp yetmezliği gibi kardiyolojik nedenler, sigara ve alkol alışkanlığı bu nedenlerdendir. 

• Nörolojik nedenler 

Nörolojik hastalıklar, diyabet, travma, cerrahi girişim sonrası sinir zedelenmesi ile beyinden cinsel organlara giden iletim bozulabilir, omurilik yaralanmaları, epilepsi, multipl skleroz, beynin damarsal hastalıkları, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, nörolojik sistemin enfeksiyon hastalıkları, rahim-yumurtalık-bağırsak-mesane operasyonlarında ve onkolojik cerrahi sırasında oluşan sinir zedelenmeleri ile cinsel işlev bozuklukları oluşabilir.

• Hormonal nedenler 

Üreme organlarının faaliyet göstermesinde, cinsel aktivitenin gerçekleşmesinde görevli olan hormonların düzeylerinin değişmesi cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir. Örneğin; kadınlarda yumurtalıkların alınması, erkeklerde testis tümörleri veya testis kaybına yol açan durumlar. 

• Cerrahi girişimler 

Üreme organları ve komşu organların cerrahi girişimleri sırasında sinir zedelenmesi, özellikle bel kemiğini ilgilendiren travmalar, memenin alınması, barsak ve mesane operasyonlarında karın duvarına yapılan ağızlaştırma ameliyatları sonucunda ortaya çıkan kadının bedeni ile ilgili sorunlar.

• Tedavi ve ilaçlar 

Madde kullanım alışkanlığı, kalp hastalığı, hipertansiyon, depresyon, hormonal problemler, kanser ve mide şikayetleri için kullanılan ilaçlar, psikolojik ilaçlar, uyarıcılar, antikolinerjikler, antiadrenerjikler, sakinleştiriciler, nörotransmitterler, kemoterapi ilaçları ve radyoterapi.

• İleri yaş 

Kadınlarda; yaş ilerledikçe vajina ve vulvadaki bağ dokusu artar. Klitoriste sertleşme ve vajinanın genişleme yetisi bozulabilir. Erkeklerde; sertleşme bozukluğuna neden olan kanlanma problemleri bu sebepler arasında sayılabilir. 

• Menopoz 

Östrojen hormonunun azalması nedeni ile vajina boyutlarında kısalma ve ıslaklığında azalma ile cinsel ilişkide ağrı olabilir, dolayısıyla bu durum da cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir.

Cinsel İşlev Bozukluklarının Psikolojik Nedenleri

1. Yatkınlık yaratıcılar: 

Kişinin erken yaşam deneyimi içinde cinsel zorluklar geliştirmesine yatkınlık sağlayan etkenler olarak; yetiştirilme tarzı, bozuk aile ilişkileri, yetersiz veya yanlış cinsel bilgiler, travmatik cinsel deneyim, psiko-seksüel roldeki güvensizlik sayılabilir.

2. Başlatıcı nedenler: 

İşlev bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olan etkenler olarak; hamilelik ve doğum, eşler arasındaki genel ilişki bozukluğu, aldatılma, gerçek dışı beklentiler, partnerdeki cinsel işlev bozukluğu, rastlantısal başarısızlık, organik hastalıklara reaksiyon, yaşlanma, depresyon ve sinirlilik hali, travmatik cinsel deneyimler sayılabilir.

3. Devam ettirici nedenler: 

İşlev bozukluğunun sürmesini açıklayan etkenler olarak; performans anksiyetesi, başarısızlık korkusu, suçluluk duygusu, partnerler arasında çekicilik kaybı, genel ilişkideki uyumsuzluk, yakınlık korkusu, bozuk kendilik algısı, yetersiz cinsel bilgi, cinsel inanışlar, kısıtlı ön sevişme, psikiyatrik rahatsızlıklar, kendini yetersiz tanıma sayılabilir.

Cinsel İşlev Bozuklukları Nasıl Teşhis Edilir?

Cinsel işlev bozukluğu nedeni ile başvuran kadın; kadın hastalıkları uzmanı, erkek ise üroloji uzmanı tarafından muayene edilir. Öncelikle güvenli bir ortam oluşturulmalıdır. Hasta sorunlarını anlatırken kendi izni dışında başkalarına bilgi verilmeyeceğinden emin olmalı, görüşmenin gizliliğine uyulacağı konusunda endişe duymamalıdır. Cinsel işlev bozukluğunun eşler arasındaki sorunların nedeni ya da sonucu olabileceği göz önüne alınarak, mümkün olursa değerlendirme süresince, başvuranın izni alınarak, eşin de yer alması sağlanmalıdır. Hastaya öncelikle psiko-sosyal değerlendirme, cinsel işlev sorgulaması yapılır ve temel yakınması belirlenir. Tetikleyici faktörlerin ortaya konulmasından sonra sorunun nasıl ortaya çıktığı araştırılır. Daha önceleri cinsel işlev bozukluklarının çoğunlukla psikolojik nedenlerle olduğu kabul edilmekte iken günümüzde organik etkenlerin önemi de bilinmektedir.

Organik etkenlerin değerlendirilmesi:

Temel olarak cinsel organlarda yapısal, nörolojik ve damarsal bozukluklar veya bunlara yol açan ameliyat, travma, metabolik hastalıklar, ilaç kullanımı gibi faktörlerdir.

Hasta hikâyesi alındıktan sonra organik faktörlerin incelenmesine geçilmelidir.

1. Genel fizik muayene: Rutin fizik muayene yapılmalıdır.

2. Genital bölge muayenesi: Genital organların yapısal bozukluğu olup olmadığının araştırılması için jinekolojik muayene yapılmalıdır. Ayrıca vajina ile ilgili enfeksiyon değerlendirilmesi için vajina kültürü ve Ph değerlendirilmesi yapılabilir.

3. Nörolojik muayene: Sistemik nörolojik muayeneye ek olarak Bulbokavernöz Refleks Latensi çalışılmalıdır.

4. Damarsal muayene: Özelikle erkeklerde sertleşme problemiyle başvuranlarda en sık görülen patolojiler bu gruba dâhildirler. Tanıda penil doppler gibi radyolojik tetkikler kullanılabilir. 

5. Otonom sinir sistemi muayenesi: Otonomik fonksiyon bozukluğunu araştırmak için kullanılan testler arasında en kolay uygulananı yatar ve ayakta tansiyon ve nabız sayılarının kaydedilmesidir. Pozisyona bağlı olarak ortaya çıkan değişmeler bu problemi çağrıştıracaktır.

6. Biyokimyasal ve Endokrin incelemeler: Biyokimyasal testler arasında; açlık kan şekeri, kan sayımı, total kolesterol, HDL ve LDL kolesterol, AST, ALT, kreatinin,  Luteinize edici hormon(LH), Follikül Stimüle edici hormon (FSH), sabah erken saatlerde edinilen serbest testesteron ve prolaktin yer alır.

Cinsel işlev bozukluğu hem kadınları, hem de erkekleri ilgilendiren bir durumdur. Nedenleri organik ve psikolojik kaynaklı olabileceği için modern tıp uygulamasında bu sorunlar için kadın sağlığı, üroloji ve psikiyatri uzmanlarından oluşan uzman bir ekip tarafından değerlendirilmelidir.

PSİKİYATRi